Aydın! kimliğini Emperyalist soytarılara hizmet amaçlı kullanan sözüm ona Aydınlar! Anadolu topraklarında; Türk-Kürt, Alevi-Sunni, Ermeni-Süryani, Hristiyan-Musevi ve Müslümanların huzur içinde asırlarca bir bütün olarak yaşadığı bilgisinden uzak olmakla birlikte, şanla şerefle 600 yıl boyuncaı üç kıtada Türk Milletinin "Efendi Toplumu" olarak tanındığı bilgisinden uzak kişiler nasıl Aydın! olabiliyorlar?
Türk Milleti içerisinde bulunduğu durum her ne olursa olsun adaletten, hakikatten ve doğruluktan ayrılmamayı kendisine görev edinmiştir. Türk Milletinin efendiliği; insanları iten, hor gören değil her daim onlara uzanan el olmuştur.
İsimlerinin başına muhtelif sıfatlar getirerek kamuoyuna seslenme imkanı bulan mihraklar, hayati milli çıkarlarımızı ucuz pazarlık malzemesi yaparak asla alamayacakları ödülleri bu pazarlık sonucu kazanmayı beklerken bu tarihi gerçekleri göz ardı ederken hiç mi utanmıyorlar?
Gerçek aydın hiçbir zaman benliğini satarak ödül kazanmak için pazarlık masasına oturmaz. sanatını icra eder ve simgesel bir ödül alamasa bile gönüllerde edineceği yerin kendisine verilebilecek en güzel ödül olduğu bilincindedir.
M. Kemal Atatürk'ün "Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur" sözünü kendine destur kabul edip suskun kalmayan gerçek Aydınlarına görev düşmektedir.
1. Dünya savaşında Anadolu halkına yapılan zulümlerin ve Devlete karşı olan isyanların bastırılmasına bugün "Soykırım" yakıştırması yapmaları ve özür dilemeleri yarın için şu soruları akıllara getirmektedir.
Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk'ü savaş suçlusu mu ilan etmeye çalışacaklar.
PKK ve sözde liderine biz size her noktası kanla sulanmış vatan topraklarımızı vermediğimiz için özür dileriz kampanyaları düzenlerler mi?
Saygılarımla
Mehmet ZENGİN